Bayburt / Dede Korkut

Resimler
 
  • bayburt7
  • bayburt6
  • bayburt5
  • bayburt2
  • bayburt3
  • bayburt4
  • bayburt1
 
 
Nasıl Gidilir?
 
Karadeniz Bölgesi'ni Doğu Anadolu'ya bağlayan Çin-Trabzon tarihi İpek Yolu güzergahı üzerinde olan Bayburt iline ulaşım karayolu ile yapılmaktadır. Erzurum Uluslararası Havalimanı'na 60 dakika, Trabzon Uluslararası Havalimanına 120 dakika mesafededir.
 
Hakkında
 
 
Bayburt “Yaşayan Hazineler Destinasyonu” temalı EDEN 2008 yarışması içerisinde Türkiye’nin ilk beş finalistinden birisidir.
 
Bayburt, Doğu Anadolu ile Karadeniz arasında, Erzurum-Trabzon tarihi İpek Yolu üzerinde kadim bir geçit güzergahıdır. Marco Polo ve Türk seyyah Evliya Çelebi bu yoldan geçmişlerdir. Çoruh nehrinin kıyısında bulunan şehrin tarihi M.Ö. 3000’lere kadar uzanır. Şehir Azziler tarafından kurulmuş, M.Ö 770-665 yılları arasında Kimmer ve İskitlerin akınına uğramıştır. İskitlerin (Saka Türkleri) hakimiyetine giren Bayburt 2500 yıllık Türk şehri olarak tanımlanabilir. Haldi’ler, Med’ler, Pers’ler, Pontus ve Roma hakimiyeti sonrası tekrar Türk medeniyetine yurt olmuş.
 
Tarih katmanları incelendiğinde; İlhanlılar devrinde gelişen bölgenin, Ceneviz ve Venedik kervanlarını ağırladığı, Moğolistan’a giderken buraya uğrayan Marko Polo’nun belirttiği üzere, şehirde zengin gümüş madenlerinin bulunduğu, Mahmudiye ve Yakudiye medreseleri ile Mevleviliğin ve Ahilik teşkilatının gelişme gösterdiği söylenebilir.
 
Zigana ve Kop dağlarından aşılarak ulaşılan Bayburt kalesi aynı zamanda Karadeniz’i Basra Körfezine bağlayan ticaret yolu üzerinde bulunmakta. Bu yolu izleyen her seyyahın uğradığı kalenin adı, önemi, ihtişamı ve günlük yaşayışıyla ilgili pek çok bilgi mevcut iken kalenin kimler tarafından yapıldığı kesinlikle bilinmemekle birlikte miladın ilk yüz yıllarında mahalli prens ve krallıkların mücadelelerinde rol oynadığı anlaşılmakta.
 
Kale üzerinde 20 adet Arapça kitabe bulunur. Evliya Çelebi kale içinde 300 evlik bir mahalle ile Ebü’l Feth Camii’nin bulunduğunu yazmıştır. Zaman zaman işgal ve tahribata uğrayan kale, son olarak 1828 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Ruslar tarafından büyük çapta tahrip edilmiştir.
 
Bayburt kalesi, Dede Korkut hikayelerinden “Kam Büre Oğlu Bamsı Beyrek Boyunu Beyan Eder” adını taşıyan hikaye de Beyrek (Bey Böyrek veya Bamsı Böyrek)’in fethedip ün kazanmak üzere yola çıktığı kaledir.
 
Anadolu Selçuklu Sultanlarından II. Gıyaseddin Mesut (1282 - 1298) zamanında yaptırıldığı kabul edilen Ulu Camii, Aşağı Çimağıl köyündeki 600 metre uzunluğunda, tavan yüksekliği yer yer 30 metreyi bulan Çimağıl Mağarası, Saltukoğulları komutanlarından Mengüç Gazi’nin kardeşi Osman Gazi’nin türbesi, Romalılar tarafından dışlanan ilk Hıristiyanların sığındıkları yer altı kenti olarak tasvir edilen Aydıntepe yer altı şehri merkez köylerinden Baksi Köyü??nde bulunan yerel ve çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği Baksi Müzesi diğer turistik çekim unsurları arasındadır.
 
Masat köyü civarında bulunan yapılış şekli ve mimari tarzı ile çok eskilere uzanan türbenin, Türk dünyasını yakından ilgilendiren, Dede Korkut’a ait olduğu söylenir. Türbenin üzerinde eski Türkçe 718 rakamı görülmektedir. Yapılış şekli ve kullanılan malzeme bakımından adı geçen kişiye ait olabilecek karakterdedir.
 
Bayburt destinasyonunda, Türk ve dünya kültürel mirasının en önemli değerlerinden kabul edilen Dede Korkut adına her sene Dede Korkut Şenlikleri düzenlenmektedir.Dede Korkut, toplumsal kimliği oluşturan bütünleştirici değerleri en güzel şekilde tanımlar. Kendisi büyük bilge ve akıl hocası nitelikte olup eserleri ders verici mahiyettedir. İdeal insan karakteri betimlenirken; aile, toplum ve insan sevgisini ön plana çıkarırken doğruluk, akılcılık, sözünde durmak, mertlik, çalışkanlık, saygı, zorluklarla mücadele ve değerler uğruna fedakarlık vurgulanır.Esas amacı tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkmak olan etkinliklere Polonya, Meksika, Gürcistan Kazakistan gibi ülkelerin yanı sıra diğer illerden temsilciler katılım sağlamaktadır.
 
Geleneksel cirit oyunları, yöresel yemek sunumları, resim ve el sanatları sergileri, mehter marşları ve tasavvuf müziği konserleri, folklör gösterileri, şiir dinletileri, konferans ve paneller toplumu kendi tarihi ve kültürüyle tanıştırma bakamından önemli bir sosyal sorumluluk girişimi olarak 17 yıldır sürdürülmekte.