İpekyolu Üzerinde Mudurnu

Resimler
 
  • mudurnu7
  • mudurnu6
  • mudurnu5
  • mudurnu4
  • mudurnu3
  • mudurnu2
  • mudurnu1
 
Nasıl Gidilir?
 
Mudurnu hem İstanbul hem Ankara'dan gelenlerin kısa bir karayolu yolculuğu ile ulaşabilecekleri bir yerleşim. İstanbul'dan gelenler Sakarya otobanında Akyazı sapağına dönerek Kuzuluk, Dokurcun ve Taşkesti üzerinden Mudurnu'ya ulaşabilirler. Ulaşım için otobüsü tercih edenler ilk olarak Bolu merkezine gelmelidirler. Bolu terminalinden yarım saatte bir kalkan otobüslerle de Mudurnu'ya ulaşmak mümkün. Ankara'dan gelecek ziyaretçiler ise her biri Mudurnu gibi tarihi bir dokuya sahip ve eski ipek yolu güzergahını oluşturan Beypazarı ve Nallıhan üzerinden Mudurnu'ya ulaşabilirler.
 
Hakkında
 
 
Mudurnu,“İyileştirilmiş Fiziksel Mekanlar” temalı EDEN 2011 yarışması içerisinde Türkiye’nin ilk beş finalistinden birisidir.
 
İpek Yolu, aynı zamanda Bağdat Yolu olarak da bilinen Osmanlı Dönemi’nin önemli askeri ve ticari yollarından birisi üzerinde yer alan Mudurnu yeşillikler içinde aynı zamanda zengin bir tarihi dokuya da sahip bir yerleşim. İstanbul’dan Ankara’ya kadar bu yolu takip edenlerin Taraklı’dan itibaren ziyaret edecekleri yerleşimlerin büyük bölümü ile aynı biçimde Osmanlı müze kent kimliğinin bir diğer örneğini sunuyor. Anadolu’nun pek çok yerinde görülen ve asıl olarak eski Osmanlı evleri ile dikkat çeken bu yerleşimler ilk bakışta benzer görünseler de hem sundukları hem de size hissettirecekleri ile farklılıklara sahipler. Bu yüzden daha önce Osmanlı kent dokusu kimliğini kaybetmemiş yerleri ziyaret etmiş olsanız dahi Mudurnu’da farklı güzellikleri ve zenginlikleri keşfetmeniz mümkün.
 
Mudurnu sarp iki tepe arasında sakince akan bir çayın iki yanına kurulmuş evlerden oluşuyor. Kentsel sit alanı olarak ilan edilen Mudurnu’nun İpek yolu üzerindeki önemini bilen ve bu yolla ilgili en önemli çalışmaları gerçekleştiren Kanuni Sultan Süleyman ve Yıldırım Beyazıt ilçeye iki cami hediye etmişler. Yıldırım Beyazıt Camisi tek kubbeli Osmanlı camilerinin ilk örneklerinden ve akustik olarak hayranlık uyandırıcı bir mimariye sahip. Yıldırım Beyazıt Hamamı da camiye yakın bir yerde inşa edilmiş ve devrinin en güzel örneklerinden. Kanuni Sultan Süleyman Camisi’nin kalem işleri göz kamaştıracak türden. Bu eserler dışında çok sayıda sivil mimari örneği evler ile yüzlerce yıl öncesinin kimliğini korumayı başarabilmiş şirin ilçelerimizden birisi. Bizans Dönemi’nden kalma kalesi ise geçmişinin daha eskiye dayandığını gösterircesine yıllara meydan okuyor. Kaleyi gezerken Mudurnu’ya adını veren Matarni’nin hikâyesini de dinleyebilirsiniz. Bir kayalığın üzerine yerleştirilmiş olan saat kulesi adeta burada zamanın ilerlemeden durduğu hissine kapılanları kendine getirmek için inşa edilmiş.
 
İlçedeki sivil mimari örneklerinden özellikle değişik mimarisiyle Armutçular Konağı’nı ziyaret etmenizi öneririz. 150 yıllık tarihine rağmen çatı kiremitlerine kadar ilk şeklini korumayı başarmış. Tüm bölgede ustalıklarına hayran olduğumuz ahşap oymacılarının hünerlerini gösterdikleri bir diğer yerler de bu konaklar. Özellikle Armutçular Konağında balkon korkuluklarından tavan süslemelerine varıncaya kadar her bir ahşap üzerinde rastladığınız dantel işlemelerinin zarafetini taşıyan bezemelere hayran olmamak mümkün değil. Keyvanlar Konağı ve Yarışkaşı Konağı da sizi kendine hayran bırakacak konakların diğer örnekleri. Bu konakların çatı katlarının adı cihannüma. Adına yakışır biçimde tüm dünyayı olmasa da binbir güzelliğe sahip Mudurnu’yu buralardan izlemek mümkün.
 
Evlerde görülen bir diğer özellik ise Türk misafirperverliğinin bir diğer yansıması. Büyük ya da küçük tüm evlerin bir odası mutlak suretle misafir odası olarak tasarlanmış ve günümüzde de benzer işlevleri yerine getiriyor. Halkının sıcakkanlılığı da bu anlayışın geçen yüzyıllara rağmen değişmediğini gösterir bir diğer örnek. Yılların yorgunluğunu gidermek istercesine sırtlarını yamaçlara dayamış bu konaklara dışarıdan bakmak yetmediği,bazıları neredeyse iki asırlık olan bu konakların içlerini de görmek istediğiniz zaman sizi misafir etmekten büyük mutluluk duyacaklardır. Konakların sizi etkileme nedeni ise sadece asırlara meydan okuyan duruşları değil. Mimarileri, tüm yapıya yayılmış incelikli ahşap işçilikleri, yöre halkının yaratıcılığını yansıtan kapı tokmakları halen orijinalliklerini koruyorlar. Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan konaklarda bir zamanlar bu yola adini veren ipekböceklerinin üretiliyor oldu??unu öğrenmek duyduğunuz hayranlığı bir kat daha arttırıyor. Yemek yemek ve konaklamak için restore edilen konaklardan birisini de tercih edebilirsiniz. Şehirlerin bunaltıcı havası yerine böylesine güzel bir doğada, tuğla yığını apartmanlar yerine her biri sanat yapıtı bu evlerde yaşayanları kıskanmamak elinizde değil. Bu sebeple tüm özellikleri ile orijinalliğini koruyarak pansiyon haline getirilen bu konaklardan birinde gecelemenizi tavsiye ediyoruz.
 
Mudurnu tavuk ve tavukçuluğu ile de ünlü. Günümüze özgü olabileceği düşünülen bu durum aslında çok daha eskiye dayanıyor. Osmanlı Sarayı’nın tavuk ihtiyacını dahi Mudurnu’dan karşıladığı bilinmektedir. Belki havasından belki yetiştikleri doğal ortamın güzelliğinden yıllar boyunca lezzeti bozulmadan damak zevkine hitap eden tavuklardan yapılmış çeşitli yemeklerin tadını çıkartmanızı öneririz.
 
Mudurnu’ya gelinip de Bakırcılar Çarşısı’na gitmeden olmaz. İlçede her biri el emeği göz nuru ile dokunmuş elişi ve oyalar, ahşap ustalarının becerisini yansıtan ahşap ürünlerinin yanında Mudurnu’nun kendisi kadar meşhur bakırcılar çarşısında geleneksel yöntemler ve hatta geleneksel aletlerle üretilen bakır eşyalardan en azından birer örnek edinerek bu geziyle ilgili anılarınızı her zaman canlı tutabilmeniz mümkün olacak. Mudurnu halkının maharetini gösteren diğer el sanatı örnekleri de iğne oyaları. Yüzlerce yıl boyunca Anadolu’nun tamamına gönderilen el yapımı iğnelerinin mirası bugün Mudurnu pazarında satılan elişlerinde, oyalarda kendini gösteriyor.
 
Yöre halkının köylerinden getirdikleri doğal yiyecekler, meyveler buraya kadar gelip de tadına bakılmadan gidilmeyecek ürünler. Özellikle Mudurnu’ya özgü ince kabuklu iri taneli cevizlerin lezzeti bir kez tadıldığında unutulmayacak tarzda. Olta balıkçılığına meraklı iseniz sadece bu göle özgü Abant Alabalığını yılın belli zamanlarında avlayabilirsiniz. Adrenalin tutkunu iseniz gölün güneyinde yer alan tepelerde yamaç paraşütü yapabilirsiniz.
 
Sülüklügöl yürüyüş meraklıları ve offroad tutkunları tarafından tercih edilebilir. Güzel günlerde ise piknikçiler tarafından ziyarete uğrayan göl kenarında günübirlik kamplar yapmak mümkün. Uzun süreli kamplarda ise Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden izin almak gerekiyor.
 
Babas ve Sarot kaplıcalarının mucizevî sularının birçok rahatsızlığa çare olduğuna inanılıyor. Özellikle romatizmal hastalıkları olanlar tarafından yoğun bir ilgiye maruz kalan kaplıcaların dışında çamurluk köyündeki çamur banyoları da şifa arayanların gözde mekanları arasında yer alıyor.